DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

VAKTİNE KALAN SÜRE

:
için vakti

GAZETECİ ARAŞTIRMACI YAZAR MUHİB YEŞİL’İN KALEMİNDEN AHMET FERHAT DERVİŞOĞLU

Yayınlanma Tarihi : Google News
GAZETECİ ARAŞTIRMACI YAZAR MUHİB YEŞİL’İN KALEMİNDEN AHMET FERHAT DERVİŞOĞLU

Araştırmacı Gazeteci yazar Sayın Muhip Yeşil; Benimle ilgili kaleme aldığı makalesinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Eline, kalemine sağlık üstat.
Reyhanlı’nın Bitmeyen Haber Nöbeti: Ahmet Ferhat Dervişoğlu
Bazı gazetecilerin çalışma alanı bir şehir değildir; o şehrin insanları, sevinçleri, acıları ve hafızasıdır. Ahmet Ferhat Dervişoğlu da uzun yıllardır Reyhanlı’nın gündelik hayatını Türkiye’ye taşıyan gazetecilerden biridir. Haberlerinin altında yıllardır aynı imza vardır: “Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI (Hatay), (DHA).”
Bir ilçede uzun yıllar gazetecilik yapmak, yalnızca meydana gelen olayları haberleştirmek değildir. Sokağın değişimini görmek demektir.
Çocukken haberini yaptığınız insanların yıllar sonra çocuklarının haberini yapmak demektir.
Bir gün okul töreninde öğrencilerin sevincini, ertesi gün bir cenazede insanların acısını kayda geçirmek demektir.
Ahmet Ferhat Dervişoğlu’nun gazetecilik serüveni de büyük ölçüde böyle bir yerel tanıklık üzerine kuruludur.
Reyhanlı’nın içinden haber vermek
Dervişoğlu’nun haberlerine bakıldığında Reyhanlı’nın neredeyse bütün toplumsal hayatıyla karşılaşılır.
Eğitim…Tarım…Esnaf…Sınır…Spor…Kültür…Yerel yönetimler…Güvenlik olayları…İnsan hikâyeleri…
Ve elbette Reyhanlı’nın yakın tarihinde derin izler bırakan büyük toplumsal olaylar.
Onun gazeteciliğinin önemli taraflarından biri burada ortaya çıkmaktadır:
Büyük haberle küçük haber arasında insan açısından ayrım yapmamak.
Bazen Türkiye’nin gündemine oturan bir gelişmenin peşindedir.
Bazen unutulmaya yüz tutmuş mesleğini sürdürmeye çalışan yaşlı bir terzinin dükkânındadır.
Nisan 2026’da Reyhanlı’da 46 yıldır terzilik yapan Ali Kapan’ın hikâyesini haberleştirdi. Hazır giyim karşısında giderek kaybolan geleneksel terziliğin yaşamasını isteyen bir esnafın sesini kamuoyuna taşıdı. İşte yerel gazeteciliğin değeri biraz da burada saklıdır.
Çünkü gazeteci bazen tarihin büyük olaylarını değil, sessizce kaybolmakta olan hayatları kayda geçirir.
Reyhanlı’nın gözü ve kulağı
Bir yerel muhabirin işi büyük şehirlerdeki gazetecilikten farklıdır. Muhabir bazen sabah bir okul etkinliğindedir. Öğleden sonra belediyedeki gelişmeyi takip eder. Akşam bir trafik kazasına gider.
Gece sınırda meydana gelen bir olay için yeniden yola çıkar.
Dervişoğlu’nun yıllara yayılan haber arşivi de bu çeşitliliği açıkça göstermektedir.
2018’de bir ortaokulun resim sergisini ve öğrencilerin çalışmalarını haberleştirirken, 2019’da YKS’ye girecek öğrencilerin rahatsız edilmemesi için Reyhanlı’da alınan önlemleri Türkiye’ye duyuruyordu. Yıllar sonra aynı imza yine Reyhanlı haberlerinin altındadır.
Bu süreklilik önemlidir.
Çünkü bir kenti gerçekten tanımak için oraya birkaç günlüğüne gitmek yeterli değildir.
O şehrin içinde yaşamak gerekir.
İnsanlarını tanımak gerekir.
Sokağın dilini bilmek gerekir.
Ve bazen hangi haberin önemli olduğunu anlayabilmek için o kentle birlikte yaşlanmak gerekir.
Sınırın hemen yanı başında gazetecilik
Reyhanlı’da gazetecilik yapmanın başka bir özelliği daha vardır:
Sınır.
Suriye’yle komşu bir ilçede gazetecilik yapan Dervişoğlu için sınırdaki gelişmeler mesleğin doğal bir parçasına dönüşmüştür.
Örneğin 2019 yılında Suriye sınırındaki Yenişehir Mahallesi’nde kayalıklara düşen Suriyeli bir düzensiz göçmenin polis tarafından kurtarılmasını haberleştirdi. Haber Hürriyet’in internet sitesinde de yayımlandı.
Ancak ilerleyen yıllarda Reyhanlı yalnızca sıradan sınır haberleriyle gündeme gelmeyecekti.
Suriye’deki savaş, kitlesel göçler ve bölgedeki güvenlik sorunları ilçeyi Türkiye’nin en yoğun haber merkezlerinden birine dönüştürecekti.
Ve yerel muhabirler bu tarihin en yakın tanıkları olacaktı.
11 Mayıs’ın kapanmayan yarası
Reyhanlı denildiğinde yakın tarihin en ağır günlerinden biri kuşkusuz 11 Mayıs 2013’tür.
İlçede gerçekleştirilen bombalı saldırılar onlarca insanın hayatını kaybetmesine ve Reyhanlı’nın derin bir toplumsal travma yaşamasına neden oldu.
Yıllar geçti. Ama olayın adli ve insani boyutu kapanmadı.
Haziran 2026’da saldırıya ilişkin davada üç sanık hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet ve binlerce yıllık hapis cezalarının ardından hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı duyguları Türkiye’ye aktaran gazetecilerden biri yine Ferhat Dervişoğlu’ydu.
Bu, yerel gazeteciliğin en ağır taraflarından biridir. Çünkü haberini yaptığınız insanlar yabancı değildir. Aynı çarşıda yürüdüğünüz, aynı sokaklardan geçtiğiniz, belki yıllardır tanıdığınız insanlardır.
Böyle zamanlarda gazeteci hem yaşadığı kentin acısını paylaşır hem de mesleğinin gereğini yerine getirmek zorundadır.
Deprem ve meslektaşların kaybı
6 Şubat 2023 depremleri Hatay’ı bir kez daha büyük bir felaketle karşı karşıya bıraktı.
Bu kez yalnızca haber yapılan insanlar değil, haber yapan gazeteciler de enkaz altında kaldı.
10 Ocak 2024 Çalışan Gazeteciler Günü’nde Hatay’da depremde yaşamını yitiren gazeteciler için düzenlenen anma törenini Türkiye’ye duyuran isimlerden biri Ferhat Dervişoğlu’ydu.
Meslektaşlarının kabirlerine bırakılan karanfilleri, ailelerin acısını ve Hatay basınının buruk anmasını haberleştirdi.
Bir gazeteci açısından bundan daha ağır haberlerden biri düşünülemez.
Çünkü bu defa haberin konusu kendi meslektaşlarıdır.
Gazetecinin kendi acısı
Ahmet Ferhat Dervişoğlu’nun hayatında gazetecilik dışında çok ağır bir kişisel acı da vardır
2017 yılında oğlu Abdullah Murat Dervişoğlu, Samandağ’ın Çevlik sahilinde denizde boğularak yaşamını yitirdi.
Yerel basındaki haberlerde cenazenin babası Ferhat Dervişoğlu tarafından teslim alınarak Reyhanlı’ya getirildiği ve burada toprağa verildiği aktarılmaktadır.
Yıllarca başka insanların acılarını haberleştiren bir gazeteci, bu kez kendi hayatının en ağır haberlerinden biriyle karşı karşıya kalmıştı.
Böyle bir kaybın ardından mesleğe devam etmek kolay değildir.
Fakat yıllar sonraki haber arşivine baktığımızda Dervişoğlu’nun imzasının Reyhanlı haberlerinin altında yaşamaya devam ettiğini görüyoruz.
Haber nöbeti devam ediyor
Bugün de Ferhat Dervişoğlu’nun haber imzası Reyhanlı’dan gelen güncel haberlerde görülmektedir.
8 Temmuz 2026’da Türk askerinin Reyhanlı’ya girişinin 88. yıl dönümü törenini haberleştirdi. Birkaç gün sonra Reyhanlı Garnizon Komutanı’nın veda programını yine onun imzasıyla okuduk.
Haziran 2026’da öğrencilerin karne sevincini aktaran haberin altında da aynı imza vardı.
Bu küçük gibi görünen ayrıntılar aslında önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır:
Gazetecilik devam etmektedir.
Savaş olur, gazeteci yazar. Deprem olur, gazeteci yazar. Bir çocuk başarı kazanır, gazeteci yazar.
Bir esnaf dükkânını kapatır, gazeteci yazar.
Bir şehir bayramını kutlar, gazeteci yine oradadır.
Çünkü yerel gazetecilik biraz da şehrin hiç kapanmayan günlüğünü tutmaktır.
Bir ilçenin günlük tarihini yazmak
Ahmet Ferhat Dervişoğlu’nun gazeteciliğini değerlendirirken yalnızca kaç haber yaptığına bakmak yeterli değildir.
Asıl önemli olan zaman içinde biriken arşivdir.
Bugün sıradan görünen bir belediye haberi, elli yıl sonra Reyhanlı’nın kent tarihini araştıran biri için değerli olabilir.
Bir okul fotoğrafındaki çocuklar… Eski bir dükkân…Bir tören… Bir köy… Bir sınır olayı… Bir çiftçinin sözleri… Bunların her biri zaman geçtikçe tarihî belgeye dönüşür. Gazetecinin farkında olmadan yaptığı işlerden biri de budur:
Bugünün haberini yazarken yarının tarihine malzeme bırakmak.
Dervişoğlu’nun yıllara yayılan Reyhanlı haberleri bu açıdan değerlendirildiğinde, onun çalışmaları ilçenin yakın tarihinin parçalarını bir araya getiren geniş bir gazetecilik arşivi niteliği taşımaktadır.
Reyhanlı’nın bitmeyen haber nöbeti
Gazetecilik çoğu zaman büyük manşetlerle hatırlanır.
Oysa yerel basının gerçek kahramanları her gün aynı sokaklarda dolaşan, insanların kapısını çalan ve küçük bir ilçenin sesini ülkenin geri kalanına duyurmaya çalışan muhabirlerdir.
Ahmet Ferhat Dervişoğlu’nun meslek hikâyesini de bu açıdan okumak gerekir.
Onun haberlerinin merkezinde Reyhanlı vardır.
Reyhanlı’nın öğrencileri…
Esnafı…Çiftçisi…Sporcuları…Yöneticileri…
Sınırı…Acıları…Ve umutları…
Yıllardır bütün bunların altında aynı imza görülmektedir:
Ferhat DERVİŞOĞLU / REYHANLI (Hatay)
Belki bir gazetecinin meslek hayatını bundan daha sade anlatan başka bir cümleye ihtiyaç da yoktur.
Çünkü bazı gazeteciler bir şehirden haber yapar.
Bazı gazeteciler ise yıllar geçtikçe o şehrin hafızasının bir parçasına dönüşür.
Ahmet Ferhat Dervişoğlu’nu Reyhanlı basın tarihinde değerlendirdiğimizde, onu ikinci grupta görmek mümkündür:
Reyhanlı’nın sevincini de acısını da yıllardır Türkiye’ye aktaran; sınır kentinin bitmeyen haber nöbetini tutan bir Anadolu gazetecisi.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.