KARA: ORMAN KARARI ANAYASAYA AYKIRI - Reyhanli Gizem Gazetesi - Reyhanlının Bağımsız Siyasi Gazetesi Haberin Adersi- Güncel Haber Sitesi Reyhanlı'nın KalbiReyhanli Gizem Gazetesi – Reyhanlının Bağımsız Siyasi Gazetesi Haberin Adersi- Güncel Haber Sitesi Reyhanlı'nın Kalbi

29 Şubat 2024 - 05:37

KARA: ORMAN KARARI ANAYASAYA AYKIRI

KARA: ORMAN KARARI ANAYASAYA AYKIRI
Son Güncelleme :

25 Aralık 2023 - 18:36

Bu Haber 2 kez okunmuştur.
reklam

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 11 ilde Cumhurbaşkanı Kararı ile orman sınırları dışına çıkarılan alanlar için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.
Gerekçesinde Anayasa’nın 169. Maddesine değinen Nermin Yıldırım Kara, “13 Aralık 2023 Tarihli ve 32398 sayılı Resmî Gazete’de çıkan 7951 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre; Antalya, Balıkesir, İstanbul, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Mersin, Sivas, Trabzon ve Yozgat illerinde 1 milyon metrekareden fazla alan orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Kararın dayanak gösterildiği Orman Kanunu’nun ek 16. Madde çıkarıldığı 2018 yılından beri çeşitli çevre örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve hukukçular tarafından tartışmaya konu olmuş ve Anayasa’nın 169. Maddesi olan ‘Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.’ ile açıkça çelişmektedir. Türkiye Ormancılar Derneği’nin (TOD) yayımladığı “Türkiye Ormancılığı 2022: Türkiye’de Ormansızlaşma ve Orman Bozulması” rapor- kitabına göre; 2020 yılı sonu itibarıyla toplam 748 bin hektar orman alanı madencilik, enerji, turizm ve ulaştırma gibi sağlık etki maliyeti yüksek sektörlere tahsis edilmiştir. Yine aynı rapor ışığında; 2016-2020 yılları arasında yapılan ortalama orman tahsis miktarı ise yaklaşık 39 bin hektardır.” dedi.
VERİMSİZ ORMANLAR DENİLEREK ÖNEMSİZLEŞTİRİLİYOR
Günden güne büyük ormanların Türkiye’de azalmaya gittiğini ifade eden Hatay Milletvekili, “Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları boyunca, orman vasıflı birçok arazide yeteri kadar ağaç bulunmadığı, taşlık ve kayalıkların yoğun olduğu, dolayısıyla da fiili olarak bu alanların ormanlık alan olmadığı iddia edilmiştir. Verimsiz ormanlar denilerek bu alanlar önemsiz olarak değerlendirilmektedir. Ancak verimsiz olarak değerlendirilse bile bu alanlar, yaşam kaynağı olan ekosistemlerdir. Birçok türe ev sahipliği yapmaktadır. Her ne kadar iktidar tarafından yitirilen ormanların yerine yeni ağaçlar dikildiği ve Türkiye’nin günden güne daha fazla ağaca kavuştuğu iddia edilse de büyük ormanlarımızın toplam alanı gün geçtikçe azalmaktadır. Hem yurt dışında yapılan araştırmalar hem yurt içindeki bilim insanlarımızın çalışmalarında ortaya koyduğu üzere, daha geniş çaplı, dolayısıyla daha yaşlı ağaçlar çok daha fazla karbon depolayabilme potansiyeline sahiptir.” dedi.
HANGİ BİLİMSEL YÖNTEM VE ARAÇLARI KULLANDINIZ?
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a konuya ilişkin 4 adet soru yöneltti: “11 ilde orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilen alanlar için hangi kriter ve şartlar göz önünde bulundurulmuştur? Bu bölgelerin verimsiz ve yarar görülmeyen alanlar olarak tanımlanmasında hangi bilimsel yöntem ve araçlar kullanılmıştır? Cumhurbaşkanı Kararı’nda sözü geçen alanlar, kentsel dönüşüm kapsamında rezerv alan olarak mı planlanmaktadır? Eğer farklı bir planlama mevcutsa, bu planlamanın detayları nelerdir? Bu karar neticesinde yok edilmesi muhtemel ekosistemler için Cumhurbaşkanlığı ya da konuyla ilgili bakanlık ve kurumlar hangi önlemleri alacaktır?”
SAĞLIKLI KENTLER İSTİYORUZ
Bu alanların seçilmesinde hangi kriterlerin göz önünde bulundurulduğunu sorgulayan Hatay Milletvekili, “Cumhurbaşkanı tarafından verilen karara göre; özellikle İstanbul’da kıymetli birçok yerin orman dışına çıkarıldığını görüyoruz. Sarıyer’deki birçok alanın müteahhitlerin gözünde değerli olduğunu biliyoruz. Bu kararın verilmesinde hangi kriterlere başvuruldu bilmek istiyoruz. Daha önceki deneyimlerimiz ve iktidarın icraatları şüphemizde haklı olduğumuzu gösteriyor. Meclisten geçen rezerv alan değişikliğinin de bu kararla bağlantılı olup olmadığını merak ediyoruz. Deprem bölgesindeki konut yapımı için de aynısını söylemiştik, bizim her şeyiyle sağlıklı kentlere ihtiyacımız var. Sürekli yutak alanlarımızı kaybederek bunu sağlamamız mümkün değil. Süreç bu şekilde ilerlerse deprem dışında başka felaketlerin yolu açılır.” dedi.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.