TİSVA’dan e-atık ve nomofobi uyarısı!.. - Reyhanli Gizem Gazetesi - Reyhanlının Bağımsız Siyasi Gazetesi Haberin Adersi- Güncel Haber Sitesi Reyhanlı'nın KalbiReyhanli Gizem Gazetesi – Reyhanlının Bağımsız Siyasi Gazetesi Haberin Adersi- Güncel Haber Sitesi Reyhanlı'nın Kalbi

29 Şubat 2024 - 06:13

TİSVA’dan e-atık ve nomofobi uyarısı!..

TİSVA’dan e-atık ve nomofobi uyarısı!..
Son Güncelleme :

23 Mayıs 2023 - 13:43

Bu Haber 7 kez okunmuştur.
reklam

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) Mütevelli Heyeti Başkanı Halil Fatih Akgül; ‘‘Günümüzün en büyük israf alanlarından birisi de teknoloji israfıdır.’’ diyerek bu israfın görmezden gelinemeyeceğini belirtti.

Sahip olduğumuz kaynakların gereksiz ve fazla kullanılmasının sonucu olarak doğan israf kavramına yiyecek, içecek, enerji, giyim gibi günlük hayatımızın merkezinde olan şeylerin yanında teknolojide eklendi.

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) Mütevelli Heyeti Başkanı Halil Fatih Akgül yaptığı açıklamada; “Günümüzün en büyük israf alanlarından birisi de teknoloji israfıdır. Teknolojinin yaşamımızdaki önemi büyüktür ancak bilinçsiz kullanımı sonucu doğan israfı da görmezden gelemeyiz. Teknoloji çağında teknik cihazların kullanımında aşırıya kaçmanın bir israf olduğu gün geçtikte daha çok fark edilmektedir. Marka ve yeni model teknoloji cihazlarını kullanmak bir moda, bir imaj olarak algılanmaktadır. Toplumda oluşan bu moda ve imaj insanları çok büyük israfa sürüklemektedir.’’ dedi.
Açıklamasında dünya genelinde e-atık dönüşümün oranlarına da  yer veren Akgül; ‘’En yüksek e-atık geri dönüşüm oranına sahip olan ülke %62,6 ile İsveç’tir. Bu oran ABD’de , Çin’de %21, Japonya’da %23, Türkiye’de ise %5’dir. Global E-waste Monitor 2020 Raporuna göre, Fildişi Sahilleri, Kamerun, Gana, Madagaskar, Nijerya, Ruanda ve Güney Afrika gibi birçok Afrika ülkesinde e-atık yönetimini kapsayan tanımlara yer verilmiş olup, elektronik atık politikaları ve mevzuatları oluşturulmuştur. Afrika ülkelerinin elektronik atık yönetimine verdiği bu önem, diğer ülkelere e-atık yönetim sistemi kurarken dikkate alınması gereken hususlar hakkında da yol göstermektedir.’’ dedi.
Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) Mütevelli Heyeti Başkanı Halil Fatih Akgül; “E-atıklar; kobalt, baryum, cıva gibi zararlı maddelerden oluşmaktadır. Bu maddeler, tamamıyla yok edilmediği takdirde insan sağlığına ve çevreye ciddi zararlar vermektedir.Dünyadaki atıkların sadece %1’ini e-atıklar oluşturmasına rağmen, topraktaki tehlikeli madde kirliliğinin %70’ine neden olmaktadırlar. Elektronik atık sadece bir sağlık riski oluşturmakla kalmayıp, doğrudan küresel ısınmaya da sebebiyet vermektedir. Buzdolaplarında ve klimalarda bulunan aynı zamanda çöpe atılan sıcaklık ölçme ekipmanları, sera gazı salınımını arttırmaktadır. Her yıl enerji sektöründen kaynaklanan küresel emisyonların %0,3’üne eşdeğer yaklaşık 98 milyon ton sera gazının hurdalıklardan sızdığı düşünülmektedir.Bir aracın parçalarının %80’inden fazlasının geri dönüşümü yapılabiliyor. Hurda otomobillerin her yıl 14 milyon tondan fazla çeliği geri dönüşümle tekrar kullanılabiliyor. Bu sayede, enerjinin %74’ünün ve hammaddenin %90’ının korunduğu ve su tüketiminin %40 azaltıldığı tespit edilmiştir.
NOMOFOBİ  
İçinde bulunduğumuz dünyanın kaçınılmaz getirilerinden olan teknolojik alet kullanımına özellikle akıllı cihazların kullanımına dikkat çeken TİSVA Mütevelli Heyeti Başkanı Halil Fatih Akgül; “Nomofobi, telefondan veya başka bir akıllı cihazdan ayrı kalma korkusudur. Bireyler, telefon, tablet veya bilgisayar gibi teknolojik aletlere bakmadan birkaç dakika duramıyorsa, bu durum nomofobi denilen ciddi bir ruhsal sağlık sorunun olduğuna işaret eder. Nomofobi, bireylerin hayatlarını artan araba kazalarıyla, radyasyona maruz kalarak artan hastalıklara ve uykusuzluk gibi sorunlara sebep olmaktadır.Teknolojinin zararı olduğu kadar yararlı yönleri de bulunmaktadır. Teknoloji sayesinde, kitap okunabilir, yeni diller öğrenilebilir, dünyanın her yerinden insanlarla bağlantı kurulabilir, kod yazılabilir ve hatta bu cihazlarla şirket yönetilebilir. Fakat bu cihazları icat eden dâhilerin ve bu kişilerin kendi çocuklarını teknolojik bir ortamda büyütmemesi ironik değil mi? Teknoloji kullanımını azaltmayı savunan kişilerin çoğu teknoloji şirketlerinde çalışanlardan oluşması ilginç bir nokta olarak karşımıza çıkmaktadır. Birçok insan, ofiste bilgisayar karşısında çalıştıktan sonra resim yapmak, masa oyunları oynamak, bir dil öğrenmek veya bir müzik aleti çalmak gibi yeni hobiler kazanmaya istekli olduklarını belirtiyorlar.’’ ifadelerine yer verdi.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.